top of page

REDDEDİLEN SALONUNDAKİ MÜCEVHER

  • 16 Eyl 2023
  • 5 dakikada okunur

Eleştirinin tarihi sanatların tarihi kadar eskidir. İnsanlar en eski devirlerden başlayarak, sanat eserleri karşısında ilgisiz kalmamışlar, onlar karşısında duydukları hayranlıkları, hayal kırıklıklarını ifade etmişlerdir. Zamanla bu doğal tepkiler, yerini uzman değerlendirmelerine bırakmış ve böylece aynı zamanda bir sanat ve bilim sayılan eleştiri türü doğmuştur. (1)

Sanat eleştirmeni, sanatçı ile izleyici arasında bir arabulucu görevi görerek ziyaretin eserinin yorumlanmasına ve beğenilmesine yardımcı olmaktadır. Sanat eleştirisi birçok biçim nitelik alır ve akademik analizlerden bir sanat eseri üzerine kişisel düşünceye kadar uzanır. Bununla birlikte, özünde sanat eleştirisi, sanat eserlerine ulaşmak ve sanattaki felsefeye dair içgörüler sunmak anlamında gelir. Eleştirmenler genellikle bir eserde daha derin anlamlar ararlar ve bir sanatçının çalışmaları aracılığıyla ilettiği mesajı anlamaya çalışırlar. Bu analizler aracılığıyla eleştirmenler, okumanın sanat eseriyle kişisel düzeyde bağlantı kurmasına yardımcı olan yorumlar sunabilir. Bir sanat eleştirmeninin rolü, yalnızca tek tek sanat eserlerini övmek, açıklmaka, takdir etmekle yükümlü değildir. Aynı zamanda bir bütün olarak sanatın yetiştiricilerinin anlamada da çok önemli. İnsanlar evde fazla zaman geçirdikçe kaliteli vakit ayırmaya odakladıklarında ve bunu sanattan yana kullandıklarında sanatla ilgilenmeleri ve sanat hakkında bilgi içerikleri için erişilebilir bir yol olabilir.

Sanat eleştirisi günümüzde yeni medyacılıkla birleşmiş yazılı incelemeler, podcast'ler ve sosyal medya platformları dahil olmak üzere çeşitli ortamlar aracılığıyla sanat ürünlerinin yorumlanmasını, analiz kitaplarını ve kullanılır.

Eleştiriler olumlu, olumsuz veya her kalıntılarını harmanlayabilir ve sanat yapıtlarının kapsamı, tarihsel bağlamaları ve kültürel etkileri hakkında değerli içgörüler sağlayabilir. Sanat eleştirmenlerinin kullandıklarını tartıştığı ünlü konuşman biri, davranış tarzları veya tartışma içerikleri nedeniyle sergilere alınmayan veya dışlanan sanat eserlerinin bir takımında bulunan reddedilenler salonudur. Bu kısa veya daha yalın bir biçime sokan sanat eserlerinden bazılarından daha sonra sanatsal ifadenin sınırlarını yeniden boyutlandırmak ikonik sanat eserlerine gelmiş. Böylece sanat eleştirisi, genel bakışı uygulamaya yardımcı olur ve geleneksel sanat kavramlarını yeniden düşünmek için bir platform sağlar. Yine AICA sanat eleştirisi, bir sanat eserinin güçlü ve zayıf yan adillerini ve bütünsel bir şekilde zincirinin örneği bir model olarak karşımıza çıkıyor. Bu noktadan hareketle, sanat eleştirisinin sanat eserine ve onun halkla olan ilgisine eğitimli, deneyimli bir bakış açısı sunmasına rağmen nazik ama etkili olmaya çalışması gerektiği tartışılabiliriz. Çünkü eleştirinin sebep, neden gibi sorulara yanıt vermesinin gerektiğinin açık bir göstergesidir. AICA eleştirmenleri, değerlendirmelerini ve anlayışlarını empati ile dengeleyerek eleştirilen sanat eseri hakkında bütüncül bir bakış açısı sağlamasından kaynaklı ilk eleştirileri bilgilerine objektif şekilde oradan ulaşabilmemizi sağlamıştır.


Sergi, bir zamanlar büyük sanat kurumları tarafından reddedilen yapıtlara ve onları yaratan sanatçıların hikayelerine yer veriyor. Ancak bu, şu soruyu aklıma getiriyor: Sanat kurumlarının sanat eleştirisindeki rolü nedir? Müzeler ve galeriler, sanat dünyası hem bekçileri hem de küratörleri olarak hizmet vermektedir. Onların kararları, sadece insanların uygulamaları hangi yönlendirmeler değil, aynı zamanda nasıl yorumlanıyor da şekillendiriyor. Sanat eleştirisi, sanat etrafındaki konuşmayı kullanmaya yardımcı olduğu ve onun değerini nasıl anladığımız konusunda bilgi verdiğimiz için bu süreçte önemli bir rol oynuyor.


Bazı bölgelerin seçimlerinde fazla muhafazakâr ve elitist (azınlık) olduğunu savunabilirken, diğerlerinin bu kesimde çağdaş olmadığını ve bunun sağlanmasını sağlamak için gerekli olduğunu savunuyor.

Bununla birlikte, Reddetme Salonu kavramı, bizi sanattaki felsefenin ve onun değerlendirmesinin sanatsal çabadaki başarı ve başarısızlık görüşümüzü nasıl düşünmeni düşünmek ve düşündürmeye yöneltmekte zaten düşündürmeyen sanat ne kadar yaratıcı olabilir ki?

Sanat dünyasını şekillendirmek söz konusu olduğunda sanat kurumları ve galeriler bence muazzam bir güce sahiptir. Çünkü Sadece sanat eserlerinin küratörlüğünü yapmak ve sergilemekle kalmıyor, aynı zamanda sektörde neyin değerli veya başarılı kabul edildiğini belirleme sorumluluğunu da üstleniyor bunun yanı sıra erişebilirlik hakkında halka fırsat sunuyor.

Sanat eleştirisi, sanatı görme ve takdir etme şeklimizi şekillendirmede çok önemli bir rol oynar. Bir sanat eserinin arkasında durur ve sanat dünyasında neyin kabul edilip edilmediğinin de standartlarını belirler. Ancak bu sadece kazananları veya kaybedenleri seçmekle ilgili olmamalı. Bunun yerine, sanat pratiği ve toplumumuzdaki önemi hakkında tartışmaları yükseltecek yorum yapmanın çözümlemelerin hayatın içerisinde daha yoğun görmemiz gereken bir platform olmalıdır çünkü çözümleme yorumlama, tartışma kavramlarının asıl amacı günümüzde pek fazla sürdürülemiyor.

Sanat eleştirisi, farklı sanat biçimlerini nasıl algıladığımız ve anladığımız hakkında tartışmalar başlatmalıdır. Geçmişi veya statüsü ne olursa olsun her türden sanatçıya eşit verildiği daha kapsayıcı bir ortam yaratmak için bir araç olmalıdır. Ne yazık ki, sanat dünyasının gerçeği her zaman bu değildir. Pek çok kurumun destekledikleri belirli bir estetik ve stil vardır, bu da o kalıba uymayan sanatçıları dışlanmış ve reddedilmiş hissettirebilir. Reddetme Salonu, sanatın ne olması gerektiğine dair geleneksel kavramlara meydan okumamız gerektiğini hatırlatan önemli bir hatırlatma olarak burada devreye giriyor.


Çağdaş sanat dünyasını keşfetmenin birçok yolu var. Hem yeni türleri tanımlayan hem de sanat tarihinin akışını kalıcı olarak etkileyen, sanat tarihinde derin dönüşümlere yol açan ikonik sergileri keşfederek geniş bir bakış açısı kazanın. 1863'te Paris'te akademik zevkten bir kopuşa işaret eden Salon des Refusés, çağdaş sanatın gelişiminde büyük önem taşıyan ve önemli bir olay olan bu sanatsal performansların ilki oldu [2].

Sanatçılara, sonuçlarından korkmadan sanatsal arayışlarını ifade etme özgürlüğü verildi: sergileme özgürlüğü, sanatsal ifade özgürlüğü ile eşanlamlı hale geldi. Salonun tekel gücü kırıldıktan sonra genç sanatçılar yeni, bağımsız, jürisiz sergiler açmaya başladılar ve Manet bu yolda öncü isim olarak kabul edildi [2].

İşleri var, güçleri var, bir yandan da sanata farklı tutkuları olduğu için sanata zaman ayırıyorlar. Çalıştıkları kurumda bir sanat atölyesi kurdular, sanat etkinlikleri düzenlediler ve diğer çalışanları teşvik ettiler. İşlerine olan heveslerinin, şevkleriyle doğru orantılı olduğunu biliyorum. Bir süredir sergileniyor ve bence harikalar yaratıyor. Ayrıca ulusal ve uluslararası fuarlardan davetler alıyor, katılıyor ve beğeniliyorlar. Sanırım bir sanat derneğine üye olmak için büyük bir istekle başvuran biri bana tavsiyede bulundu. 4 kişi vardı ve biri kabul edildi. Tabii ki, üçü de resim yapmaya ve üretmeye devam etti [3].

Yüzlerce sanatçı küçümsenme korkusuyla bu karşı sergiye katılmama kararı aldı ve eserlerini geri çekti. Buna rağmen, Reddedilenler Salonu aralarında Gustave Courbet, Édouard Manet, Paul Cézanne, Camille Pissarro ve James Whistler gibi ünlü ressamların da bulunduğu 400’den fazla sanatçının 800’den fazla eserinin yer aldığı devasa bir sergi olduğunu kanıtladı [2].

Reddedilmenin sanatçılar ve sanat dünyası üzerindeki etkisi.

Çağdaş sanatın dünyasını keşfetmenin birçok yolu vardır. Sanat tarihinde derin değişiklikleri tetikleyen hem yeni türler tanımlayan hem de sanat tarihinin akışını kalıcı olarak etkileyen dönüm noktası sergilerin araştırılması yoluyla geniş bir bakış açısı kazanılabilir. Akademik beğeniden bir kopuşu işaret eden 1863 Paris’te düzenlenen Salon des Refusés, çağdaş sanatın gelişiminde önemli bir olay olduğu kadar büyük önem taşıyan bu sanat gösterilerinin ilki olduğunu da kanıtladı [2].

Sanatçılar, kişisel sanatsal arayışlarını özgürce ve sonucunda yargılanma korkusu olmadan sergileme haklarını elde ettiler: sergileme özgürlüğü de sanatsal ifade özgürlüğü ile eş anlamlı bir hale geldi. Salon’un tekel gücü bozulduktan sonra genç sanatçılar yeni, bağımsız ve jürisiz sergiler açmaya başladılar ve Manet’te bu yolda önde gelen bir isim olarak kabul gördü [2].

Türkiye, günümüz…Birkaç sanatçı… İşleri, güçleri var, diğer yandan ne yapıp edip sanata zaman ayırıyorlar çünkü sanata ayrı bir tutkuyla bağlılar. Çalıştıkları kurumda sanat atölyesi kurdular, sanatsal etkinlikler düzenliyor, diğer çalışanları da teşvik ediyorlar. Tutkularıyla doğru orantılı, büyük bir özveriyle çalıştıklarını biliyorum. Bir süredir sergilerde yer alıyor, bence harikalar yaratıyorlar. Ulusal ve uluslararası fuarlardan da davetler alıyor, katılıyor ve beğeniyle izleniyorlar. Biri akıl verdi sanırım, bir sanat derneğine üye olmak için başvurdular – büyük bir hevesle. 4 kişiydiler, biri kabul edildi. Üçü de resim yapmaya, üretmeye devam ediyor elbette [3]

KAYNAKÇAM

2. (1)“Sanatsal eleştirinin doğuşu ve gelişimi.https://www.felsefe.gen.tr/sanatsal-elestirinin-dogusu-ve-gelisimi/

3. (2) Modern Sanatın Habercilerinden: Reddedilenler Salonu - Söylenti Dergi.https://www.soylentidergi.com/modern-sanatin-habercisi-reddedilenler-salonu/

4. (3) İki Reddedilen Öyküsü: Bir Dünyadan Bir Bizden.https://www.lavarla.com/iki-reddedilen-oykusu-bir-dunyadan-bir-bizden/

5. https://edoumanet.wordpress.com/2009/10/04/reddedilenler-salonu/

6. salon des refuses - ekşi sözlük.https://eksisozluk.com/salon-des-refuses--830732

21. https://tr.wikipedia.org/wiki/Reddedilenler_Salonu


 
 
 

Yorumlar


Bana bir şeyler söylemek ister misin?

Teşekkürler!

bottom of page